Naz Makamı - Garib Çoban
İnsanlar kendilerini bir şeylere adamıyorlar!..
Asra yemin olsun ki, İnsan mutlaka ziyandadır. [Asr Suresi / 1-2]
O adanmışlık olmayınca da ruh daralıyor ve sıkılıyor.
Kimsenin savaşmaya gücü yok!..
Nedensiz Telaşlar - Garib Çoban
Benim elim, benim kolum, benim bedenim
İyi ya!..
Kendini bedene bağlayan bu, Ben nedir?…
Ben başıma gelen şey değilim.
Batılı kendi hal ve tavrında inkar etme.
Bu hayatta dizeler türkü doludur.
Nağmesi yıllar yıllı akan yüreğin çeşmesidir.
Ne mi olaydın der şarıl şarıl akan su.
Dert dolu yüreğime, bir avuntu olaydın.
Ne denli dert be birader, d/üşüyor insanın insana yüzü.
Ne Ettik Ömrümüzü!.. Garib Çoban
Hayatla sanat arasındaki fark, sanatın daha katlanılabilir olmasıdır.
Hayat düzensizliktir, kandır ve gürültüdür.
Şüphesiz ki aşk, senin ondan beklediğinin aynısını senden bekler buyurdu Şahım
Şeb-i Yelda'yı müneccimle muvakkit ne bilir.
Mubtela-yı gama sor kim geceler kaç saat duada dedi Ulular
Gerçek kendi’ni biliş ve hakiki beni teheccüt vakti buluştan b/aşka bir şey değildir dedi Pirim.
Hayatın en büyük mutluluğu sevildiğimize olan inancımızdır.
Kendimiz için sevdik, daha doğrusu kendimize rağmen sevdik.
Bilenlere sormak gerek bu tendeki cân ne imiş.
Fil Suresi minik kuşların büyük filleri yendiğini anlatan bir suredir.
Nefsine Gücü Yeten Sevsin - Garib Çoban
Dünyanın şuhusun, rintsin, yol kesensin.
Sen teheccüt vakti gelince s/özünü dinleyen, şems vakti kendini duymaz.
Can ateşine taşsın, demirsin.
Ve olmasını istediğin birşey ancak ondan vazgeçince gerçekleşir.
Sevgiyi yitiren insanlar s/özünüde yitiriyor.
Seni sevmek; yeni kitap kokusu gibi güzel, okumak gibi heyecanlı.
Bulutların arkasındaki sana yazılmış bir şiiri kıskandıran güzelliğinle seviyorum vakti.
Kâinat bir örtü gibi geceyi bürünürken, teslimiyetin ruhuna sımsıkı sarılıyor gecenin çobanları duada.
Madem insan kulağından beslenir ve kainat asla boşluk kabul etmez.
Ey garip sen de vücudun ülkesini boş bırakmayıp ateş-i aşkla âh eyle dem be dem.
Seyahat ediniz ki tertemiz olasınız zira suyun bile bir yerde çok kaldığında tadı, rengi, kokusu bozulur, güzelliği kaybolur.
O gül yaprağı toprağa düştüğünden beri yüreğimiz kor, içimiz Kerbelâ bizim.
Hala bu yüzden Hüseyin adını duyunca asırlardır susuyoruz, dudaklarımız bu yüzden derin derin çatlıyor akıp giden suları gördüğümüzde peşi sıra garip çobanlığımız.
Bir âh sesinde saklıdır âlem, görülmez bu yüzden işitilir.
En büyük mutluluk, Allah'ın dur dediği yerde durabilmek.
Konuşmadan geçmek gerek bu yolun kıvrımından.
Kendi türküsünü söyleyen mezarlık kuşu gibi.
Şiiri üslûbuna yakın oluşundan seviyoruz şems vakti bülbülü.
D/okunduğu her şeye kişiliğini, adeta ruhunu katar aşk.




-
Mihriban Soylu
-
Muhammed Fatih
Tüm YorumlarMerhaba. Bu nasıl bir t/aşkınlık, bunca güzel şiiri nasıl yazmayı başardınız ve halen devam etmektesiniz? Şiirlerinizi lütfen kitaplaştırın. Biz de kütüphanemize koyalım. Selamlar...
'Sevilen bir kadın can demekti.
Bu yüzden en çok canım denirdi ona
ortasında bir eliflik nefes hacmiyle...'
(Nazan Bekiroğlu - İsimle Ateş Arasında)