İşte bir dağ yangınıyla sarsılıyor bastığım toprak
Bir kez daha dayatınca dünyaya yanlışlıkla düşmenin yoksulluğu
Kuytu koyaklara kavuşmaya koyuluyor sesimin tınısı
Yapılmayan bir tek jübilesi kalmış fahişelerin çocukluk anılarına
Oradan dul bırakılmış bakirelerin söylenmez yerlerine koyuluyor
At çalarken şehit düştüğüm günün burukluğunu saymıyorum
Hınzırlıklar edip bir gülün arkasına saklandığım günleri
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,



