Yitik umutlar, dört sandalye yedi papaz,
Yanık dumanlı, kül kokulu kahvehane masası,
Kafamızın üstünde salkım saçak ölü bulutlar,
Çekmeceleri yerde aksak vestiyer,
Kendini arayan avare bir bozukluk,
Gamzeleri yalnızlık tüten ince ruhlu kimsesiz adam !
lanet olsun
ben hep nostaljiyi sevdim
zaman şimdiki oldu mu
yetişemezdim kesinlikle...
göğe el açan avuçlarım kanayınca
şehirlere
babam düştü
elinde bal kabağı
cebinde sonsuz masallar
arkasından
kediler
Beni annem öpecek bir eylül sabahı
Öpecek uyandıramayacak !
Kardeşimden iğne iplik isteyecek,
Oturacak yanıma,
Gözünden yüzüme yaş ...
Bileklerimi dikecek, kanım donmuş, kanım sanki taş !




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!