En Sevinçli Sıkıntı Annelik

Ünal Serhat Yorgancı
268

ŞİİR


17

TAKİPÇİ

En Sevinçli Sıkıntı Annelik

Yoksulluğun solgun rengi sinmiş çehre-i zârına,
Bir hüzün gölgesi düşmüş yanık rûy-ı nigârına;
Sükûtunda inler kalbi, gözlerinde deryâ-yı gam,
Bir mâtem nâmesi gibi titrer nefes-i bî-aram.
Kucağında bir tek ümîd, melek-çehreli bir yavruna,
Dudaklarında titrerken bahtına karşı bir bedduâ.

Yıkılmış vücûdu inler, illetle çarpışır her an,
Kemiklerine işlemiş bir ateş-i fukarâdan;
Ne var ki gönlünde saklı, sönmez bir şem‘-i muhabbet,
O şem‘le aydınlanır hep bu zulmetli sefâlet.
Bir gül öpücüğü gibi iner şefkat dudaklarından,
O nûrla diner bir anlık yavrunun feryâd-ı can.

O çocuk… Saf bir inci, fakat denizi yok artık,
Babasız gökler altında bir yıldız gibi soluk,
Ana ise kırık bir sedef, çatlamış kaderle dolu,
Gözyaşı ve tozla örtük iki mahzun varlık yolu.
Bu manzara öyle derin, öyle elem-âverdir ki,
Taş yürekler bile ağlar bu sessiz kaderle belki.

Ana bağrına bastıkça o çıplak vücûdu titrek,
Bakan sanır ki bu bir melek sarmalayan bir melek;
Kim düşünür dilencidir bu hüzünlü nâzenin?
Gurûru çökmüş toprağa, hâli göklerden hazîn.
Çocuğun bakışı söyler söylenmeyen sözleri:
“Ey dünya, bu sefâletin var mı sonu, izleri?”

Ve kadın fısıldar sonra titreyen dudaklarıyla:
“Annelik, en tatlı çile… en büyük meserret hayâta.”
Bu söz, bir dua gibi yükselir göğün derûnuna,
Sorar insanlık adına zamanın vicdânına:
Ey cem‘iyyet! Ey medeniyet! Gör şu çıplak gerçeği:
Bir annenin gözyaşında boğuluyor insanlık değeri.

Ey kalabalıklar! bu iki yıldız senin gecende yanıyor.
Bak, onların gözyaşı senin yollarına düşüyor.
Bak, onların kaderi senin vicdânına yazılıyor.
Annelik, yeryüzünde Tanrı’ya en yakın kalptir.
Annelik, en ulvî ıztırâb; en parlak saâdettir.
Annelik… en mukaddes çile, en latîf ıztırâbdır.

Ünal Serhat Yorgancı
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 20:58:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!