Kor ile dövülürken örste demirler
Bir mevsimin hıncı dökülür aşkın üzerine
İlmiklenir sözcükler birbirinin içine
Ve alev durduk yere karartır özünü
Diker uzaklara asil bir bekleyiş gibi gözünü…
Her yudumda içimizi serinleten
İçtiğimiz bir zerrecik suyun içinde gezinen
Bir umut iksiri gibi derinlerimize inen
Yanık kırlarda mevsimleri değiştiren
Varsıl düşlerimizi göğsümüze bastırandır aşk…
Kaygan bir kayaya çarpıp geri dönsek ansızın
Bir göktaşı gibi düşsek kendi içimize
Onca yerden kırılsak, sarılsak yeniden aşka
Bölündükçe çoğalsak sevginin ormanlarında
Dağ olsak yeniden kendi kabuğumuzda…
Gökyüzünün elim aynasına assak bakir fikirlerimizi
Susmasak, konuşsak, her baharda aşk olsak
Umutları kirli bir fanila gibi güneşe assak
Çığlık olup kırsak tüm küflü zincirleri
Acıktıkça hüzünlere acıları yudumlasak…
Ve sonra en güzel anları ayırsa hayat bize
Yeniden baksak, çağlasak o zifiri aydınlıkta
Göğsümüzdeki yaren acıları sıvazlatsak hayata
Bir çocuğun hayat kokan o cevizden beşiğinde
Sallansak özgür ninnilerle sevdayla ve aşkla…
Kayıt Tarihi : 8.9.2015 11:51:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!