En Çok Yakına
Meğer insan hiç kırılmam sandığı en çok sevdiği dostuna kırılırmış, hem de çok.
Bir sözü vardı, avlunun ortasına bırakılmış taş gibi
üstünden atlayıp geçtim sandım;
meğer içimde gizli bir cam kapıyı kapatmış.
Açmaya çalıştıkça elim kesildi, sustum.
Bir mendil ıslattım, dilimin ucuna değdirdim,
Yumuşasin diye almadı.
Gözlerimizin arasında kıl kadar bir mesafe büyüdü,
o kıldan köprü kurmayı birbirimize öğretmemişiz.
Sen gülünce daralan göğsüm,
bu kez bir gölge gibi ağırlaştı;
sözcükler cebimde taş oldu,
yürüdükçe adımlarımın içine gömüldü.
“Ben de kırdım” dedin, hak verdim,
ama kırığın ağırlığı adını seçmiyor:
en çok yanına kırılır insan,
en çok omzuna yaslandığına.
Bir nar hayal ettim, usulca açılan;
taneler yere değil, ikimizin avcuna düşsün.
Birimiz toplarken öteki saysın,
eksilen taneyi özür tamamlasın.
Bil ki ben bu yarayı saklamak için değil,
iyileştirmek için konuşuyorum.
Yara diye baktığımız yer,
belki de kalbin yeni bir odasıdır.
Gel, kapıyı itmeden aralayalım,
içeri önce sessizlik girsin.
Söz, ardından ayak ucuyla yürüsün;
yükünü değil, niyetini getirsin.
Ve eğer yine de sızlarsa dün,
avuç içlerimizi birbirine koyalım;
çünkü ben öğrendim:
insan en çok sevdiğine kırılır,
ama en çok onunla onarılır.
Kayıt Tarihi : 21.9.2025 22:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!