Saydam ışıklarda yağan yağmurlar
Perdeler uçuşur hengâmelerle
Berduşlar kapının önünde bekler
Dolanır gönüller al nağmelerle
Serhade dönüşür divan ve de dil
Sonbaharda düşer yapraklar ağaçlardan
Yazın sarılığı bellidir yapraklarda
Ve solar envai çeşit ot
Bakarsın dereler durulmaya başlamış
Pınarlar kurumuş göller bataklık
Kış gelir ardından konar toprağa kar
Şiirde kalmadı hâki şairde
N'olacak halimiz fani devirde
Senin can verdiğin asi şehirde
Öğrencin olmaya geldim üstadım
Kurudum kaldım bak acizliğimle
İnsanı mest ediyor bu yalancı tabiat
Bir yandan yeşillikler kuşatıyor etrafı
Perde olup gözlere saklanıyor hakikat
İcimde bir ürperti hissederken arafı
Yüreğim yaralanmış fikirlerim hep sakat
Yağmur yağar pencereler ıslanır
Yağar yağmur puslu gönlüm uslanır
Pencereler puslu gönlüm gibi puslanır
Islanır uslanır puslanır durur
Büyük Osman Gazi'den vasiyettir Orhan'a
Bir gözde sevinç durur diğer gözdeyse keder
Türk'ün cesur yüreği kükredi tüm cihana
Gökte tekbir sesleri toprak üstünde zafer
Kıldığım namazlarım ruhuma ait değil
Gönlüm sefalet dolu ruhum müsait değil
Doğruyu bilsem bile bulmam hiç basit değil
Acı çeken ruhumla ziyandayım ziyanda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!