Sılada gurbeti yaşarım sensiz
Yokluğun ecel gibi indi sevdiğim
Esirim hasreti taşırım sensiz
Aşkın yükü sırtıma bindi sevdiğim...
Alıştım sözlerinin yarasına
Yüreğimde ki gülü
Soldurup gittin
Gözüme kanlı yaşı
Doldurup gittin
Bilmezsin aman
Yar sen gülerken kahkahalar dolusu
Kuşattı beni, yokluğunun ordusu
Bir daha seni, görememek korkusu
Azrail’in karşıma dikilmesidir
Dert gibi oturan, sevda cümlesini
Kalem yazdı, mürekkep kurudu
Sevdama idam denildi bugün
Aşkın celsesinde hüküm verildi
Azrail'le adım anıldı bugün....
Gülmek haram oldu garip yüzüme
Yazamıyorum tek bir şiir bile
Kelimeler üretmiyor cümleyi
Ne yazsam
Az sonra siliyorum
Kağıt hasret kalıyor kalemde ki mürekkebe
Sensizliği sana anlatacak kelimeyi bulamıyorum
Umut yağmurlarında ıslandı yüreğim
Dertten derde attın vicdansız sevda
Vefa beklemekten paslandı yüreğim
Onca yılımı sattın vicdansız sevda
Silah vermedin cephedeki erine
Nasıl desem bilmem ki garip halimi
Kelime dertli sözler aciz dil yetim
İstesem bile anlatamam derdimi
Derman hasret ferman gurbet hal yetim
Aşkın gergefine çile dokunur
Kaç ay oldu resmine bile bakmadım
Yüzünü gönlümden bulayım diye
Sana hakkımı bile helal etmedim
Mahşer günü de olsa göreyim diye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!