Yağmurlarda yağacak elbet başına
Başını yaslayacağın omuzda olacak
Ekmeğine göz diken insanlarda çıkacak karşına
Yaş alıp yaşlanacaksın
Unutacak unutulacaksın
Eğilmeyip dik duracaksın
Öyle bir vakit ki kuşlar ötmüyor
Anasız kuzuyu kurtlar boğuyor
Ne gece oluyor ne gün doğuyor
Sırtını bol olan yerdeyim babam
Yüzüme güleni dost sanıyorum
Yar elinde gonca gülüm soldurma..
Serinletsin rüzgarını durdurma..
Kabuk tutmuş yaralarım yoldurma..
Geçmişle görülecek davam var benim..
Onca yıl geçti habersiz sensiz..
Ne de çok derdin var dedi..
Her şiirin delik deşik..
Her sözün kanser girmiş vücut gibi..
Dizelerde kara kaplı hüzün..
Satırlarda kan tutumu gözler..
Saçlarında gri beyaz tozlar..
Gözlerim yorğun ca boşluğu daldığında
Kendimi sevmeyi öğrendim
Gecenin zifiri karanlığında
Soğuk yüreklerden irkildim
Ben aslında kimsenin ben olmadığını öğredim
Geç oldu belki ama
Bazı anılar vardır
İçini acıtan anılar
Sekiz kat katran ile kaplayıp
Seksen kilit ile kitleyip
Gönlümün en derinine koyduğum anılar
Benimle yaşayıp toprak olacak
Öyle dalıp gitme gözlerim..
Ne giden geliyo..
Ne ölen..
Ne seven unutuyo..
Ne de sevdiğinden darbe yiyen..
Sam yeli gibi olmuş hayat nereye siber alsan oradan esiyo..
Ilık bir nisan sabahıydı..
Güneş biraz sıcak biraz da serin bakıyordu..
Ve Nisan nisanliğini fazlasıyla yapıyor du..
En sevdiğim aydı..
Mevsim ise ilkbahar..
Bir yağmurunu unutamam bir de ıslak ıslak bakan buğulu gözlerini..
Öylece baka kaldı herkes için sıradan olan yaşlı ağaça
Rüzgar la dans eden yaprakları dinledi
Bazen kafa salladı
Bazen de iki damla süzüldü yanaklarından
Titreyen elleriyle okşadı ağacın gövdesini sanki sohbet eder gibi
Azda olsa kulak misafiri oldum dudağından çıkın iki cümleyi
Öyle yâda böyle geçiyor zaman
Dostum düşman olmuş vermiyor aman
Her yanımı sarmış kahpelik yaman
Bu gidişin sonu pek hayır değil
Büyüttüm besledim kırk bir naz ile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!