En yüksek dağa çıksan yine küçüksün
Dünya senin olsa, gözünü, marsa dikersin
Kendini akıllı, herkesi aptal sanırsın
Büyüdükçe, gözlerde küçülürsün
Sadece bir cadde ayırır, fakir ile zengini
Etilerin karşısı, çelik tepe
Beyoğlu'nun altı tarla başı
Şirin evlerin karşısı Ataköy
Bundan böyle, zaman kavramı
Covit'ten önce Covit'ten sonra diye anlatılacak
Yeni dünya düzenine şahit olanlar anlatacak
Nedendi bilmem , ne de zevk alırdık
Altı yedi yaşlarında kapıların ziline basıp kaçmaktan
Huzurun bir adı da mutluluk
Huzur cennettir
Kazanmak için sevgi dolu yürek, vefa gerek
Bir can var içimizde
Bizi biz yapan dertlerimize çare bulan
Canım, işte bana ait bu dünyada
Benden bana yol gösteren
Halim kalmadı konuşmaya
Dermanı yok dilimin, söylemeye
Zaman akıp gitti, ihtiyar oldum
Öyle yorgunum, başım kalkmaz yastıktan
Haydi kendim bu gün kahvemizi
Bahçede içelim, değişiklik olsun
Sohbet ederiz, sevdiğimizden
Bilseydik yapar mıydık, böyle hataları
Çok sever miydik, eşi, evladı, kardeşi
Yabancının taşı, yarmaz da başı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!