anlar vede..iyi bilirsiniz tekme tokat silleden
inkarcı asl aslınızı miras aldınız muaviyeden
Làf çanaktaki un çorbanız yalan öz mayanız
anlamaz ki anlamazsınız insanlık denenden
deryada bir bardak aziz daha içtik kana kana
selàmdır onura bizde kardeş bilirim ki az gelir
yaraşıp yakışan nedir deseler demem ki bilir
edeb edebiyat söz çok iyi yakışır varıp alana
bak; bir dörtlük yukarıda secceremizi yazdım
size/sizinkilere onur düşmanı dedim kazdım
sayfa öz sayfalarıma dizedize dörtlük dörtlük
kerbelàda hüseyn sivas banazda pir sultanım
hak-emek+emek-ekmek biz bizim hakkımız
hile ihanet zalimden yana dönmez çarkımız
ekenden biçenden hak edip içenden ki varız
yazıp yazdırılır onur sevdası àşkına yazımız
özü özünde Onurun sesi bizde bi başka olur
yol yolunda yürüyene ürüyenleriniz çok olur
nasıl bilirsin diyeni çıkarsa ürüyenleri ola ki
yanıt yanıtım; ırağa gitmene gerek yok olur
okuyup anlayan dost dostumuzdur ki anlar
çalçulçanak severler ya ürür yada zırlar
az sonra kaş kaşını kırıp semerini atarak
mekàn in inlere yada bozkırlara koşarlar
anıra anıra ürüye ürüye iki ayaklıo alçaklar
kerbelà koçgiri dersim+malatya maraş ile
çorum sivas-madımakta ürüyüp saldıranlar
emeviden bozma birer onur düşmanıdırlar
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta