Bir kuşun kanadında asılı kaldı ufkum,
Hangi şehre girsem, kapılar hep yabancı.
Kendi içimin dehlizlerinde kaybolduğum,
Sessiz bir fırtınadır bu, bitmeyen sancı.
Gözlerimde solgun bir iklimin izi var,
Karanlık çöksede, sönmez bu ışık,
Gönlümün içinde yollar karışık.
Kaderle küs değil, ruhum barışık,
Elinle itipte, umuduma dokunma.
Fırtına kopsada, sarsılmaz dalım,
Gel elini ver elime sevdiğim,
Kaderi bahtından sökelim gitsin.
Mecnun'un çölünde biziz kördüğüm,
Aklı şu kapıdan kovalım gitsin.
Ne kural tanırız ne de bir mizan,
Güneşi sönmüş bir ufka bakmaktan yorulmadık mı?
Aynı yollarda bin defa kaybolup durulmadık mı?
Zaman bir değirmen gibi öğütürken ömrümüzü,
Kendi kalbimizin çarkında her gün vurulmadık mı?
Yetmedi mi bu gurbet, kendi öz yurdunda?
Bir umut beklemek, olmayan bir kapı ardında?
Gönlümün tozlu aynasına,
Eskimeyen bir ah bıraktım.
Gecenin o sessiz aynasına,
Yüzümü döktüm ağladım.
Ne bir sitem kaldı dilimde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!