Emeklilik Gerçeği (2)
1. Emekli Sayıları: Gerçek Tablo
Türkiye’de kamuoyunda sıkça dile getirilen “16 milyon emekli” ifadesi, kavram karmaşası içermektedir. Gerçek emeklilik, prim karşılığı aylık alanları ifade eder.
Prim Karşılığı Emekliler (SGK)
SSK (4A) emeklileri: ~10 milyon
Bağ-Kur (4B) emeklileri: ~3 milyon
Memur emeklileri (4C): ~2,6 milyon
Toplam gerçek emekli: yaklaşık 15 – 15,5 milyon kişi
Emekli Sayılmayan Sosyal Destekler
65 yaş aylığı alanlar
Engelli aylığı alanlar
Evde bakım desteği alanlar
Bu gruplar emekli değildir, sosyal yardım kapsamındadır; ancak kamuoyunda sıklıkla emekli sayısına eklenerek sunulmaktadır.
---
2. Aktif – Pasif Dengesi (Çalışan / Emekli Oranı)
İdeal oran: 4 çalışan → 1 emekli
Türkiye’de mevcut oran: yaklaşık 1,6 – 1,8 çalışan → 1 emekli
Bu bozulmanın temel nedenleri:
Kayıt dışı istihdam
Düşük ücretler ve düşük primler
Yüksek işsizlik
Prim afları
Plansız erken emeklilik düzenlemeleri
Gerçek sorun: Emeklinin çokluğu değil, prim ödeyen çalışanın azlığıdır.
---
3. Emekli Maaşlarının Bütçeye Etkisi
Emekli aylıkları ve sağlık giderleri, merkezi bütçenin yaklaşık %15–17’sini oluşturmaktadır.
Aynı bütçede:
Faiz giderleri daha yüksek pay almaktadır
Kamu–özel işbirliği garanti ödemeleri ciddi yük oluşturmaktadır
Vergi adaletsizliği gelir tabanını daraltmaktadır
Sonuç: Bütçeyi zorlayan emekli maaşları değil, adaletsiz ekonomi yönetimidir.
---
4. “Emekli Çok” Söylemi ve İstatistik Manipülasyonu
Kamuoyunda sık kullanılan yöntemler:
Sosyal yardım alan yaşlıların emekli gibi gösterilmesi
Engelli aylıklarının emekli sayısına eklenmesi
Dul–yetim aylıklarının kişi sayısını şişirecek biçimde sunulması
Gerçek: Prim karşılığı emekliler dışında kalanlar emekli değildir.
Bu söylemle, sistemin yapısal sorunlarının sorumluluğu emeklilerin omzuna yüklenmektedir.
---
5. Emekli Yoksulluğu Gerçeği
Emeklilerin yaklaşık %70’i açlık sınırının altında yaşamaktadır.
Neredeyse tamamı yoksulluk sınırının altındadır.
Ortalama emekli maaşı, asgari ücrete yakın ya da altındadır.
Sonuç:
Emekliler çalışmaya devam etmek zorunda kalmaktadır.
Emeklilik, dinlenme dönemi değil, hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür.
---
6. Yapısal Sorunlar
Prim aflarıyla sistemin delinmesi
Kayıt dışı istihdamın kronikleşmesi
Düşük ücret politikaları
Popülist ve kısa vadeli düzenlemeler
Kurumsal denetim ve şeffaflık eksikliği
Bu sorunlar teknik değil, siyasi tercihlerden kaynaklanmaktadır.
---
7. Çözüm Çerçevesi
Kayıt dışı istihdamla gerçek ve kararlı mücadele
Ücret ve prim tabanının yükseltilmesi
Emekli aylıkları için insan onuruna yakışır taban gelir
Sosyal yardımlar ile emekliliğin net biçimde ayrılması
SGK’nın bağımsız, şeffaf ve denetlenebilir yapıya kavuşturulması
---
Son Söz
Emeklilik bir lütuf değildir.
Emeklilik, yıllarca ödenmiş emeğin ve primin, insan onuruna yakışır bir yaşam olarak sahibine geri verilmesidir.
Kemal TekirKayıt Tarihi : 30.1.2026 17:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!