öyle güzel ellerin vardı ki... kendi ellerimden utandığım... küçük tırnaklar.. uzun ince parmaklar... yumuşak....
yıllarca hayatta kendine bir yer edinmek için çalışıp durmaktan kurumuş çatlamış ellerim... tıpkı babamınkine benzeyen kaba, erkeksi ellerim var benim... el ele geldiğimizde ellerinin sıcaklığını hiçbir zaman hissedemediğim.
sen o yumuşacık ellerinle papatyaları sererken buluştuğumuz ilk gece... düş gibiydi her şey. hiç uyanmayayım dediğim....
oysa...
oysa sen hiç hoşlanmadın sana dokunmamdan.. yorgun sevişmelerin ardından gelen küçük dokunuşlardan...
'çek ellerini...' dedin..
düşünemedim...
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Devamını Oku
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.




ruhsuzdur kadavralar hissedemezler
nedendir bilinmez
bazıları
tenden derine öpüşemezler.
ihsan arı
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta