Henüz Nuh tufan koparmamışken göçtün sen minaremin sotesine, bir çift at park etmemişti conk bayırına yelesini.
Seni sevdiğimden beri ne asit yağmuru ne kırmızı kar Sahra'ya.
Bilsen ki, kanım istakoz mavisi, oluk oluk doluyorum senin bastığın ve gölgeni yüz sürdüğün toprağa.
Sen gittiğinden gayrıdır siyahım göğe ve bilhassa beni içine alacak semaya, lozan savaş anlaşmasıyla üç çizgi koşuyorum gök ve hatta kuşağıyla.
Kırmızı bir kuşaktım belinde ve keşke ve lütfen çözülmeseydim o gecede.
Ben seni hep ve yek seni doğururdum sabahı Bilal de.
Tüm bunları da sen öğretirken bana annem seni doğurdu meczup hatırıma.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını