Zâkir, Hakk'kı zikre dalmış; kulda Yaradan'ı gördüm
Gözler mahzûn, selin salmış; halde Yaradan'ı gördüm.
Mâdem gâye hayra eriş, bir besmele bekler her iş
"Elif-Lâm-Mîm" diyor derviş; dilde Yaradan'ı gördüm.
Gülzârında gonca, çiçek, rahmet almış ölçek ölçek
Mâmül ipek, mağrûr böcek; dalda Yaradan'ı gördüm.
Ağ örülmüş ten içinde, can verilmiş cân içinde
Tüm damarlar kan içinde; alda Yaradan'ı gördüm.
Baktım ki "ben" âciz, muhtaç, gördüm ki "O" dermân, ilaç...
Bir sobaya sığdı ağaç; külde Yaradan'ı gördüm.
Çınar, köknar, hem meşede, pay edilen iaşede
Lâle, sümbül, menekşede; gülde Yaradan'ı gördüm.
Talep olmuş kesesine, rızık düşmüş hissesine
Bakıp koca cüssesine; filde Yaradan'ı gördüm.
Ferman yoksa yorgun dize, yokuş çıkmaz, bakar düze
Vâkıf oldum nice gize; yolda Yaradan'ı gördüm.
Onca maşuk, dillerde yâr, aşk oduna olmaz âyar
Çok yer gezdim, diyâr diyâr; çölde Yaradan'ı gördüm.
Aklı olan etmez inkâr, O'dur Kâinat'a Hünkâr
Nere baksam Mühr-ü Hakk var; "Ol"da Yaradan'ı gördüm.
Kayıt Tarihi : 27.11.2013 04:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!