Ey! gülüşünde gül kuruttuğum sevgili
Çöl dudaklarına dökülür sitemim
Sen yasını tutarken sevdaların
Acıttın kırgın dağlarını sinemin
Ben ki aşkın ezeli mürekkebinde yıkadım
Çözülsün diye düğümlerin…
Ah yar! ağıdıma sağırsın
Ve dilsiz gönül salâ’ma
Yangınıma kül…
Kaldır geceyi imrendiren gözlerinden
Toza bulanmış o siyahî tülü
İyisi mi dokunma
Mahkûm ettiğin taş duvarlara dökeyim içimi
Ücra bir köşede yapayalnız
Ve sonra…
Sonrası
Ayazında savrulan yetim bir sevda
Suçluyum
Bağışla…...Elfida...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta