Gökler yarıldı, yıldızlar döküldü semâdan,
Bülbül nâğmesi, nevhâ’ya dönmüştü nevâ’dan,
Âdil kadere derim ki; bîzârım, nefretten,
Bîzâr etse de alevler, dönüş yok dâvâdan.
Artık acılar zirvede, kararan akşamda,
Hâin ruhların ezdiği, yürekler enkazda,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



