bir ince sızı gibi,tüm ovayı sarıyor;
Dertli,dertli inleyen; derenin hazin sesi.
Derdine bir arkadaş,bir aşina arıyor;
Rüzgarın o elemli çağlayan gür nefesi...
Hançerlenmiş bir yürek misali; akan sular!
Yatağını; çılgınca eritip,tüketiyor;
Ayrılık çilesini; fısıldaşan kuytular;
Bu elemli şarkıya; bestsler ekletiyor!
Bin elemle yoğrulmuş; ovanın şen bestesi;
Ayrılık yanık,yanık,inletmiş şu dereyi!
Buruk bir şiir olmuş,rüzgarın şen güftesi;
Ayrılık hazin,hazin saralı bu yöreyi...
Bülbül gülden ayrılmış; ben yardan ayrılalı;
Yağmur,topraktan ayrı,sohbet dudaktan ayrı!
Kalpler sevgiden yoksun,kupkuru kuruyalı!
Yar ayrı,yaren ayrı; gönül gönülden ayrı...
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine



