ELBİSTAN
Şardağı’na yaslar ulu başını,
Zirveden aşağı bakar Elbistan.
Tarihin en kadim, mert nakışını,
Göğsüne de güller takar Elbistan.
Selçuklu’nun diktiği o kutlu sancak,
Ecdat yadigârı, sönmez bir ocak.
Dulkadiroğlu’ndan kalan bu bucak,
Her yerinde tarih kokar Elbistan.
Himmet Baba bekler yolun başını,
Toprağa katmışız sabır taşını.
Ceyhan akıtırken gözün yaşını,
Bereketle dolar arklar Elbistan.
Pancar tarlasında alın terimiz,
Tarhana serilen şenlik yerimiz.
Ozanlar yurdunda gürdür sesimiz,
Bağında bülbüller şakar Elbistan.
Karakoç kalemle vurdu mührünü,
Mahzuni sazıyla çekti kahrını.
İçtikçe bitmeyen şifa nehrini,
Gönül tasımıza akar Elbistan.
Çarşı Atik derler, esnafın piri,
Ahilik yolunda tazedir yeri.
Geçmişten bugüne her bir haberi,
Gönül süzgecinden yıkar Elbistan.
İçli köfte tüter toprak damlarda,
Tarhana kurur o şen akşamlarda.
Dostluk baki kalır bütün gamlarda,
Sofrası bereket tutar Elbistan.
Ceyhan’ın gözünde abdest alınır,
Ulu Cami’sinde aşka gelinir.
Mehmet’in gönlünde vatan bilinir,
Huzuru bağrına katar Elbistan.
Mehmet Çiftlikli
Mehmet Çiftlikli
Kayıt Tarihi : 26.2.2026 10:48:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!