Elbet birilerinin kaybolup gittiği ucu bucağı olmayan bir çölü vardır,
Kiminin çaresizce kanat çırptığı bir göğü,
Kiminin de dalgalarını aşamadığı okyanusu vardır.
Bu bazen bir bedevi, bir kuş ve inatçı minik bir balıktır.
Bizim gibilerin makus kaderi ise, kadının arsız bedeninden sıyrılarak, iki dudağının arasından çıkan, iki kelime, on dört harf, acısının tarifi olmayan bu kelimelerin, bu hissiyatın ağır dramatize ettiği, korkak, kaçak ve alçak adamlar olmak.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta