Yağmur yağar, coşar gönül, sel olur, çöl kalır,
Eser rüzgar, şaşar gönül, yel olur, toz kalır
Kar yağar, aşar gönül, çığ olur, ak kalır,
Bahar, çiçek, papatya, ne yazık ki el bana...
Yol kenarında soğuk taş olur bakılır,
Garip gönlüm işte duyduğuyla yıkılır,
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



