Yutkunduğun her harf, içinde birer mezar taşı,
Sustum diyorsun ama için feryat figan.
Hangi kelimenin ucunu tutsan elinde kalıyor,
Çünkü o asıl gerçeği en derine sakladın.
Bakışlarında asılı kalan o yarım kalmışlık...
Bir itiraf olsa, belki her şey dağılacak,
Bir "gitme" desen, belki yollar kısalacak.
Ama sen o dilsiz boşluğun arkasına saklandın;
Kaçtığın ne varsa, şimdi senin tek gerçeğin.olacak
Ne o söz dile geldi, ne de bu sızı dindi;
Sadece bir uçurum büyüdü,
Senin sustuğun, benim öldüğüm yerde.
Şimdi bütün harfler maktul, bütün kelimeler suçlu.
Sesin çıksa, bu sessizlik çatlayacak;
Ama sen o tek içinde çürüttün
Artık ne bir soru var sorulacak, ne de bir cevap;
İçinde tuttuğun o yük, ikimize de mezar olacak .
Sırtımızı döndüğümüz o karanlık koridor,
Artık ne senin sesini tanıyor ne de benim yüzümü.
Kaçtığın her harf mühürledi kapıları,
Sonuna kadar kapattı belki de...
Yarım bıraktıklarının ardında can çekişti doğrular.
Yaşanılan ne varsa ardı sıra terk etti seninle beraber,
Ölmekten farksızdı belki de yaşamak.
Feryadını duymadın o dilsiz anıların,
yok olup gitti çaresiz
Hesabı kesilmiş bir ömrün son sayfasındayız şimdi,
Sen o sustuğun uçurumdan aşağı bakarken,
Ben o yarım kalmışlığın içinde çoktan kayboldum.
Bilseler; bir "hoşça kal" bile diyememenin yükünü,
Ne rüzgar temizler bu kokuyu, ne yağmur yıkar bu kiri;
Gerçeklerden kaçtığın o yol, seni yine kendine çıkaracak utanacaksın
Artık ne gökyüzü dilsiz, ne dünya sağır bize;
Biz, birbirimizin içinde ölen iki yabancıyız sadece.
Şimdi kapat o kapıları, mühürle o sahipsiz harfleri;
Nasıl olsa "bilseler" de değişmeyecek hiçbir şey.
Sen sustun, gerçekler can çekişti ve bitti;
Geriye sadece, söyleyemediğin o devasa boşluk kaldı
Kayıt Tarihi : 11.3.2026 17:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!