Hangi keşkelerimle doğrulsam,
sırtımda paslı bir tarih,
ceplerimde eksik bırakılmış çocukluğum.
Toplum dediğin o kalabalık uğultu
beni hangi aynaya çağırdıysa
orada yüzüm yarım kaldı.
Bir yanım meydanlarda bağıran bir ses,
bir yanım susturulmuş bir kuşun kanadı.
Hangi hatam benimdi
hangi suç bana dikildi bir üniforma gibi?
Hangi günahı giydirdiler omuzlarıma
“Böyle yaşanır” diyerek?
Ben en çok,
insanın insana eğildiği yerde kırıldım.
Ekmek bölüşürken utanan eller gördüm,
sevinci saklanan çocuklar.
Bir şehrin alnına yazılmış yoksulluk
geceyi daha erken indiriyordu üstümüze.
Yüreğimi hangi göğün yüzünde tamir etsem?
Hangi mavi affeder beni?
Gökyüzü bile bölünmüşken
hangi bulut sarar içimdeki yangını?
Benim kalbim
bir işçi avucunda nasır,
bir annenin gözünde bekleyiş,
bir şairin defterinde yarım kalmış bir dize şimdi.
Doğrulmak dedikleri
yalnızca ayağa kalkmak değil;
insanın kendi gölgesini affetmesidir bazen.
Ve ben
keşkelerimi bir bir yakıp
küle dönen yerinden yeniden konuşacağım:
Çünkü insan,
en çok sürüldüğü yerden filizlenir.
Ve yeryüzü
bir gün mutlaka
yüreğine yakışanı geri verir.
Kayıt Tarihi : 1.3.2026 15:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!