Pergel,
Bir pergel ayağında, dönüyor duruyorum,
İki parmağa mahkûm, kaderim bu diyorum,
Çizdiğim çemberlerin, ara sokaklarında,
Bir kesişim noktası, bulup çıkamıyorum...
..........Şiir,
...............karikatür,
..............................Müzik,
................................................................................................
[email protected]
Eserleri
http://www.facebook.com/#! /ekremkazan
Trabzon ili Of ilçesinde doğdu. 26 Aralık 1965 de ailesiyle birlikte İstanbul' a yerleşti.
İlk, orta, liseyi İstanbul da bitirdikten sonra Anadolu üniversitesi iktisat fakültesi lisans eğitimini terk edip uzun yıllar Suudi Arabistan, Irak ve Libya da çeşitli İnşaat firmalarında şantiye şefi olarak görev aldı.
Anadolu üniversitesi işletme fakültesi ve İstanbul Aydın Üniversitesi Mimari Restorasyon bölümünü bitiren şair, emekli olup, halen İstanbul da özel bir inşaat şirketinde yöneticilik görevine devam etmektedir.
1977 den beri şiir denemeler yazmakla birlikte çeşitli mizah dergisi, internet siteleri ve ulusal basında (Hürriyet (Kelebek eki) ,Gırgır, Zıpır, Milliyet mizah) yayınlanmış karikatürleri mevcuttur.Ayrıca şairin ‘'SÖZKONUSU AŞKSA'' ve ‘'PUSULA'' Adlı 2 adet yayınlanmış şiir kitabı bulunmaktadır.
ESERLERİ
Söz Konusu Aşksa
Şiirler
Ekrem Kazan
Cinius Yayınları / Şiir Dizisi
Sensiz bir dünyayı düşünmek mi?
Asla...
Kalbini yüreğime yasla
Ve...
Başını göğe kaldır
Aşkın hududunu çizmek ne mümkün
Her yıldızın kayışında bir dilek tut dünyamda
Yalnız senin gözlerinin nurundan
Bakmaya değer dünyaya
Sen beni önemsiyorsun ya
Başka hiçbir şeyin önemi yok dünyamda…
Sayfa: 140 Hamur: 2.hamur ISBN: 978-605-127-002-9 Boyut: 12,5x19,5cm Baskı Tarihi: Mart 2010 Özgün Dili: Türkçe
http://www.netkitap.com Etiket 10,00 TL, %37 indirim 3,70 TL, NetKitap'ta 6,30 TL
ONLİNE SATIŞ: http://www.netkitap.com/kitap-soz-konusu-asksa-ekrem-kazan-cinius-yayinlari.htm
*
*
*
PUSULA
Şiirler
Ekrem Kazan
Cinius Yayınları / Şiir Dizisi
Bir yola getirme aracı değil midir pusula? Bir kaçışın imgesel ifadesi olduğu gibi, pişmanlıkların, hataların, hasretin
içte yarattığı tahribattan çıkardığı dersleri yapılandırmaya ihtiyacın hâsıl olduğunu hissettiğiniz anda, dönüş rotasını
tayın edecek böyle bir huzura varış aracına gereksinim duymamak elde mi?
*
Tutsağıyken deryaya yüreğimi açmaya,
Kanımı kaynatacak bir vurgun gerek bana,
Melankolik ruhumu bırakıp da kaçmaya,
Bir pusula bir pergel, bir dürbün gerek bana
Sayfa: 149 Hamur: 2.hamur ISBN: 978-605-127-039-5 Boyut: 12,5x19,5cm Baskı Tarihi: Mart 2010 Özgün Dili: Türkçe
http://www.netkitap.com Etiket 12,00 TL, %20 indirim 2,40 TL, NetKitap'ta 9,60 TL
ONLİNE SATIŞ: http://www.netkitap.com/kitap-pusula-ekrem-kazan-cinius-yayinlari.htm
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!