Elimde, eve sıcacık bir ekmek,
Götürmek için çalışıyorum.
On parmağımda binlerce emek,
Sarf ederek, ekmeğimin hakkını ödüyorum.
Alnımdan terler, damla damla düşerken,
Titrek ve yorgun ellerimle,
Sen Deniz Feneri
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları
Devamını Oku
Hüzünlü bir kış günü başladı yolculuğun
Çocukluğun yıkık kentlerde
Ve kesme kaya caddeli ahşap evlerde geçti.
Okuma yazmayı öğrendiğin
Gazetelerdeki terör sayfaları




Elimde, eve sıcacık bir ekmek,
Götürmek için çalışıyorum.
On parmağımda binlerce emek,
Sarf ederek, ekmeğimin hakkını ödüyorum.
Alnımdan terler, damla damla düşerken,
Titrek ve yorgun ellerimle,
Öylesine yorgun kalıyorum ki bazen,
Alnımı ıslatan terimi silemez oluyorum.
Evime de, çoğu zaman böyle geliyorum.
Elimi yakan ekmeğimi, yiyemiyorum.
Ona dokunmak ve el sürebilmek için,
Hiçbir zaman kendimde güç bulamıyorum.
Ne zormuş senin hakkın, ekmeğim...
Çok anlamlı bir ekmek için dökülen terin verilen emeğin değeri ancak o teri dökenler biliyor ama şimdi öyle değil ter mer dökmek yok bir hortum yetiyor Allah öylelerini islah etsin kalemine yüreğine sağlık bu derin düşündürücü şiirini kutlarım herkesin okumasını dilerim çünkü içinden ders alınacak çok şeyler var sevgi ve saygılar sunarım sevgili can dostum Cahit beye
Tuncay Akdeniz
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta