Çok küçükken öğrettiler
Yerdeki ekmeği öpüp, alnımıza değdirerek yükseklere kaldırmayı
Nimetti o, taze bayat demeden,kırıntısını dahi ziyan etmeden yenmeliydi
Yeminin bile "ekmek çarpsın" deneni daha makbule geçerdi
"Bir ekmek parası" diye el acardı dilenci
Birilerinin ekmeğine yağ sürenler vardı elbet ama
Birini ekmeğinden etmek en fena şeydi.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta