İnanmayacaksın şimdi yazdıklarıma
Ama umurumda değil.
İster inan istersen kanma.
Yazıyorum işte yine ‘Sana’,
‘Senin için’.
Delik deşik zaman dilimlerinde
Didiklenmiş bir ‘Ben’ olarak
Dımdızlak kaldığım şu anda
‘Seni’ aramayı düşünüp
İsteyip ama yapamayarak
Gerçekleştiriyorum dönüşünü
Gecenin sabaha.
Bunu bilmediğini,
Hiçbir zaman da bilemeyeceğini
Düşünüp, sayıklayarak adını,
Yazıyorum ‘Sana’
‘Senin için’.
‘Kadir bilmeyen sevgilim,
Kadrini bilmediğin sevgilin’
Diye imzalamak geçiyor
Aklımdan en sonunda da..
Oysa hiç umut beslemediğim
Hiç hayal kurmadığım,
Sonsuzluğu da düşlemediğimdin.
Yine de sabaha beş varken
Oturup yazmaya çalışıyorum
Seni nasıl ansıdığımı.
Bana yansıyan gölgen bile
Yokken baş ucumda,
Hiç ağlamamışken
Benim için, sormamışken
Nerdeyimdir şimdi acaba,
Bir ses olsun istiyorum
Senden geri kalan.
Kalemimden çıkan bu hışırtı,
Klavyenin tuşlarından yansıyarak
Küçük vuruşlu,
Eşlik ediyor geceye
Ve geçmişin o yoğun kara
Dehlizine sıvanarak..
“Bir şey vardı
Sende olmayan,
Bulduğumdaysa
Gitmiştin.”
Bana kalansa
Büyütmek oluyor
Arkanda bıraktıklarını.
O şöyle yapardı.
O böyle bakardı.
O bir alev olup
Çakardı şimdi
Yakardı ortalığı.
O öyle bir di ki o,
‘Ben’ onunla da
Onsuz da
Olamayandı.
Diyeceksindir ki belki de
Bütün bunlara karşılık
“Çok abartmışsın.”
Doğrudur. Eminim
Doğru bir şey yaptığımdan.
Abartmalıyım!
Hatta bu kadarı az bile delikanlı.
Sana yazmak kolay değil çünkü.
Nasıl kolay olmadıysa
Yaşamak Senle
Yazmakta kolay olmamalı.
Ancak amacım üzmek değil,
Ne kendimi tabii ne de Seni.
Dile kolayca geliveren
Bir söylence gibi
Olmanı yeğlerim
Çok duru ve öz..
Seni özledim.
Bu kadar basit ve
Tek düze bir söylem,
Olmadığın için yanımda
Muhtemelen de ‘Beni’
Düşünmediğin için,
Düşünmediğini düşündüğüm için.
Düşünmediğini düşündürdüğümü
Düşündürdüğüm için.
Düşündürmeye zorlamak için.
Ama niçin?
Neden olmasın?
Neden olmasın..
Varolmanın açıklanamaz
Gerçekliğinden başka
Bir kanıt yok elimizde.
‘Sen’ vardı ‘Ben’ vardı
‘Birliktelik’ vardı.
‘Sen’ yok şimdi,
'Ben' var,
‘Birliktelik’ var.
Peki o kim?
Birlikte olduğum da kim yani?
'Sen'
‘Ben’le yaşayan ‘Sen’
Hissetmesen de
Yaşamayı sürdüren
O can çekişme
Damarlarımdaki kanla
Her daim akıp durur.
Vurulan her tokmakla
Davula iner o darbeler
Kalp atışı gibi
Tutuşturduğun her türkünün
Irmağında yankı bulur.
Adeta “ ‘Sen’ sevmedi yeterince!
Layığınca sevmedi ‘Beni’ ”
Diye inler durur.
‘Bense’ sanki bu ruhu
Teslim edecek gibi birazdan,
Kurtulacak gibi ondan sonsuzca.
Ne ağrısı,
Ne gümbürtüsü
Vurup vurup vurup...
Kalmamacasına sakin
Yürek, ağızda dolanır,
‘Sensiz’ bahçeye ve o sessiz
Hüzünlere girip çıkarak
Dehlizlerin gün be gün arttığı
Boğaz düğümlerinin kırılmışlığıyla.
Aaa.. Hadi!
Böyle değildi bu şarkı.
Daha cıvıltılı ses isterim dudağımda.
Daha.. daha
Daha derin bir ah!
Olsun fışkıran.
Demek yeterince kanırtılmamış yaram.
Habibe Merih AtalayKayıt Tarihi : 21.6.2009 16:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!