-Marius ve Nadja'ya ithafen-
Beyaz kiraz çiçeği yaprakları
Savruluyor, yabancı bir bahçeye.
Leylak ve çocukluğuma dair hiçbir iz yok.
Rüzgarın hafifliğiyle ----s ü z ü l ü y o r kokular.
Kiraz ağacı yalnız başına,
Kaç mevsimdir bilmem
güneşten ne umuyor.
Artık kökdaşları da gitti,
/her dalı soylu bir yalnızlık/
Onsuz bahçe safi çimenlik.
Ellerim üzere;
toprağı yeşertmek
" avuç içlerimden hayaller taşıyor.
Kiraz ağacı bundan böyle yalnız, evet!
Korkma Melina,
Çatık kaşlarını sahile çeviren gözlerin
kalabalık bakıyor.
Tam on beş hafta özledim annemi
Sonra on üç günlük oldum.
-Aynalar bana yirmi yaşındasın diyor-
Faziletli bir sulayış ve
Buruk bir yeşertme arayışında sözlerim
Ki simsiyahlar, annem biliyor.
Melina,
Evinizin çatısı gri fakat bu seni üzmesin;
Seni mavi çatılarla büyütmeli.
Rengini bildiğin yapraklar:
11 hafta erken akan kanın kirlettiği çarşaf-
Babanın sana koşarken ettiği hayat tahayyülü-
-Sana sarılmadan sofraya oturmayan mahçup
-Bakışlarında taşıdığın iki katlı evin yükü
----s ü z ü l ü y o r
Silkeleniyor omuzlarımdan hepsi,
Ağaca bir kez sarılmadan.
Burnumda gurbetli mevsimler
-ve-
Bu bahçe benim değilse bile
Toprağını öpmekle gelecek bahar.
25.04.25
...
-Meyvelerini yiyen kuşlar şahit
81 yapraktan duvarla çevrelendi etrafı
Bahar umuduyla geliyor Melina, inan.
22.06.25
Emirhan VardarKayıt Tarihi : 10.1.2026 11:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Meskûn Mahal 4. sayıda yayımlanan şiirimdir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!