Bizim Çocuklar
Yedi sekiz yaşlarında bir kız çocuğu.Bununla da kalmayıp iki kişinin bu dayak ve işkence yüzünden öldüğünü okudum.
Nerede, nasıl yaşıyoruz, neyi sorguluyoruz ki? Tepkisiz, olana bitene uzaktan bakan, ekmek kavgasına düşmüş insanlar; çevreden ve yaşamdan kopuk bir yaşamın içinde gidip, geliyorlar. Gözleri açıldığında da bir şeyler çoktan olmuş bitmiş oluyor..Bunlar olurken de yine birilerinin vicdan hesabı yapıp, ben vicdana geldim demesini mi beklemek kalıyor
İçimizdeki çürükleri nasıl temizleyeceğiz. Bu vurdum duymazlıkla mı? İlgili yerlere şikayet etmeden hep korkak yaşayarak mı? Bana dokunmayan bin yaşasın..Padişahım, sen çok yaşa naralarıyla mı?
Pardon devletim, sen çok yaşa! Diyerek mi?
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bir çocuk, sadece bizim gördüklerimiz.. ya göremediklerimiz.
Sistemi bu halk mı bozdu, çürüttü? Türkiye’yi bu günlere, bu durumlara bu halk mı getirdi?
Kalemine sevgiler degerli sair dost...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta