E llerimi uzatsam tutmak isterim seni,
F ena haller yakamı bırakmıyor oysaki...
T eninde bir güvercinin masum hali gizli,
E n güzel şiirler sana yazılmalıydı sanki...
L avanta kokusu sinmiş üstüne.
Y alvarırım koklatma benden başka kimseye.
Bazen ağlarken göz yaşını değil
Sadece kalbinin küllerini silersin...
Ama o sildikçe değil sevildikçe gider gözlerinden.
Sonra hiç kaybetmezsin gideni...
Kavuştukça akar suların...
Kurtulursun özlemine boğulmaktan
Ey aşk...
Sen öldün artık kalbimle birlikte...Zira kalbimdeki o aşk denilen illetti yani aslında sendin bizi öldüren kendi katilin...Yüreğimin katili!
Şimdi senden tek edindiğim tecrübe aşkın aslında kendisinin azraili olması ta kendisi olması...O canım deyip bağrıma bastığımmış yüreğimi içten içe kemiren işte...
Sana göre saçmalıyorumdur belki ama nasılsa bulursun sen kendini kandıracak yalancı bir avukat... İkiniz de artık biliyorsunuz gerçeği ve siz kendinizi kandırmaya devam edin...
Bilmiyorsunuz ki defalarca öleceksiniz siz kendi canınızı kendiniz yakacaksınız... Ne kadar yalancı şahitleriniz olsa bile hiç bir şey gerçeği ve kaderi değiştirmeyecek! ...
Gerçeğin değildim ben.
Sıradandım adayamadığın kendini.
Karanlıklarına mültecindim ap ayrı bir diyardan.
Olamadın ben de her sabah,emanetin kalamadım her gece...
Kiralık bir evin,kiralık bir katilindim içinde bize cellatlık ettiğin...
Evin değildim senin...
Kitaplar unutmak içindir geçmişi
Kahveyi sevgili yerine koymaktır
Yalnızlıktır kahveyi sevmek
Yaşadıklarını okumak
Yazamadıklarına tutunmaktır kitaplar.
Yaşayamadıklarını silmek
Ben yıldızların da bir kalbi olduğuna inanırım.
Olmasaydı bu kadar güzel parlamazdı atmazlardı.
Zira kalbim gibi karanlığa aitken
Yıldızlar küçücük bir umuttular...
Ve ebediyen geceye yanmaya mahkumdular....
Zaman söyle,anlat beni...Bu sefer sen konuş beni, sen dök kalbimin kuruntularını. Sen serp parçalarımın keskinliğini yıldırımlara... Bu defa sen yağ bulutlara gözlerimde ki gürültüyle... Bu sefer sen gök yüzünden daya geçmişini...
Taşısın karanlık sırtında kararan sahte aydınlıklarını...Bütün hüzünbazlıkların itiraf etsin bozduğun kavuşmaları... Kalplerimize uğrayan ayrılıkları sen dağıt çocuklara bir bayram şekeri gibi...
Anlat ki bilsinler zamanın acımasızlıklarını,delik deşik ettiği duygularımızdan sızım sızım sızdığını...
Rüzgarın koluna sinsice sen bizi sokmadın mı? Bak şimdi ne o kollar bizim elimizde ne de yaşattırdıkların kollar yar ellerimize....
Sizin hiç kalbiniz uyudu mu ?
Geceleri için yaşattıysanız kalbinizi
Yalnız karanlıkta parladıysa kalbiniz.
Yalnız geceleri gözyaşı akıttıysa..
Sizin hiç kalbiniz uyandı mı bir düşte?
Göz bebekleriniz boğuldu mu kuyusunda?
Kalıcı değil hiç bir aşk
Korkunun uyandırdığı vazgeçmekten
Bedeninin taş kesilmesinden
Kızgın ateşinde kendine kılıç çekmekten
Tek başına savaşmaktan ibaret
Vefasızlık unutulmaktan ibaret.
Acının kalbimi sıvazladığı
Fakat sırtımdan vurduğu bir dönemdi
Acıyı gözyaşlarımda dondurmuştum
Acı taş kesilmişti kalbimde.
Kalbim taşlara sarılmıştı
Taşları denize fırlatmıştı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!