Hocaefendi bir ziyafete davetlidir. Yenilir içilir, Hocaefendi, elhamdülİLLAH deyip kalmak ister.
İsrar edecek olurlar, yok komşular bir lokma daha yiyemem der ve kalkar.
Derken bir tepsi baklava getirirler ortaya. Hocaefendi BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHİYM der ve başlar ortadan yemeye. Hemen sorarlar; yahu hocan, hani bir lokma yiyecek yerin yoktu.
Hocaefendi sorar; şu anda sofrada birkişilik daha yer var mı? Hayır cevabını alır ve tekrar sorar; ya kapı açılsa da pâdişah içeri girse! Hepimiz ayağa kalkarız derler. Hocaefendi'nin cevabı hazırdır; eee bu da yemeklerin pâdişâhı.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim



