Rüya gibi günde geldi, sırtında serveti ile
Taşı toprak altın bilerek, çekilen emek ile…
Bulurum diyordu iş, vakit, nakit ne gerekse;
Umudum yitmesin yeter amaç, bir lokma ekmekse…
Dündü, güne ekledi bugün, bugünü de yarına
Yarınlarsa geldi geçti, kalan yokluk yanına…
Bildi her geçen lahza büyüyor acı, acıtarak,
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta



