Nerede acaba o dünkü ruh yüceliğim? Araya zaman girdi diye mi?
Uyudum diye terk mi etti beni?
Belki de içimde bir yerlerde, karanlık bir farkındalık köşesine sinmiş,
başını bacaklarının arasına almış, iki büklüm bir vaziyette titriyordur,
kim bilir?
Oysa hakkaniyet ve erdemin ışığı, her karanlık köşeyi aydınlatmalıdır.
Evet, yine okuldayım ve yine uykusuzum. Gözlerimde bir ağırlık,
kalbim yorgun…
Düşündüm, uykum çalınmıştı benden, huysuzdum.
İnsanların kaygı ve telaşını izledim;
utanca karşı sevinçlerini,
Koca Çağın Kanatlarıdır, Sırtımızda,
Bin bir yılların, Destanıdır Ardımızda!
Cennettir bu yuva bize, kartal'dan miras,
Kardeş olmak, Ulu yarınlar için kıstas.
Cumhuriyet, Ulu milletimin kararı,
Daha önce hiç...
Bilmiyorum,
Nasıl haykırırım?
Konuşmayı bilmiyorken dilim...
Bu en soğuk ve alacakaranlık varoluşta,
öylesine bir yalnızlıktır ki değemez kimse birbirine,
sarılamaz aslında hiç kimse...
Tıpkı en yüce mavi göğün ardındaki küskün alevden devler gibi...
Peki ya kendini aleve verirse insan?
Perdebirun bir babanın yek tahtı,
Dilhun bir ananın kanlı gözyaşı,
Görsende mi anlamazsın şu anı?
İşitsende mı duymazsın şu hakkı?
Ey sarfinazar, Ey Meyus evladım
Duy şu dağın sessiz adımlarını!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!