ssss
Eserleri
Yarım mı kalmış yoksa hiç mi başlamamış
Ufuklara bakacak yüzüm mü var ki,
Sema kendini maviye boyasın ?
Kaybetmeye çalıştığım gayem,
Esiri olmuş çaresiz bir yasın.
Belki düştü bak zikrimden ölüm
Yaşıyorum ama sanki ıssız bir çölüm.
Belki sen nedenim oldun da yaşattın beni
Belki hiçbiri olmadi ben düşlerle yaşattım seni
Kurcalamak boşuna, ezelde giymiş ruhum kefeni
Hiç yaşanmamış, hiç yazılamamış bir hikâyeyi okudum zihnimle kendime.
Arıyorum şimdi kaybettiğim benliğimi
Dermanı meçhul iklimlerde,
Huzuru unutmuş mevsimlerde;
Göz yaşıyla çizilmiş resimlerde,
Hasret ateşiyle tutuşmuş takvimlerde..
Uçuşan kuşlar bile düşmüş bir garip derde
Ümidimi bağladığım çiçekler açmadan solmuş
Tükettiğim umudum söyle! ne zaman gelecek bu son perde
Resmettiğim bahar böyle, geceler hançerden keskin olmuş
Kabuslarım, düşlerimden ziyade
Ahvalimi ne kadar anlatsam da sözler çaresiz
Dilimden düşsen bile fikrim özler çaresiz.
Bu bataklık mıydı benim hakkım? söyle!
Yeşiller bile hasret değildir bahara böyle
Karanlığımı aydınlatan yüzün mü mehtaptan
Yoksa bütün varlığın mı bendeki bir seraptan ?
Hakikatim meçhul lakin bilirim kimdir gönlümde yatan
Görmesem de, işitmesem de
Kül olup da bitsem de
Aklıma şuurumla itsem de
Hayalimle bilirim kimdir kalbimde atan
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!