Eskici dükkanında bir levha, “ Edeb yâ Hû ”.
Onu kaldırıp sürgün etmişler, edep yahu!
Sadece mekanlardan değil edep gün be gün
Şahsiyetten de gitti, şereften oldu sürgün.
Dedem derdi yaşarken, '' Beştir İslam’ın şartı.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Büyüklerimizin tevazu ile sınırlanmış hayatlarını bu günlerden yarınlara aktarabilecek insanlarımızın sayısını merak etmedim hiç!.. Umudum her zaman vardı ve hep olacak... Bize emanet edilmiş olan ne varsa dünden kalan, inşallah elbirliğiyle o erdemleri yarınlara, biz ve bizden sonra gelen nesiller, taşımaya devam edecek! Edep sahipleri, bir gün mutlaka kazanacak...
''...Tevekkül Allah' adır, zillete katlanılmaz,
Ya hayat, yahut ölüm: Bunun ortası olmaz!''
Çok güzel.... tebrikler gönülden.... neşer selman
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta