Eda Keskin, Kasım 1983’de Bolu’da dünyaya geldi. İlk ve Ortaöğrenimini Bolu’da, lise öğrenimini ise Ankara’da tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden mezundur. Şu anda ODTÜ Felsefe bölümünde yüksek lisans öğrencisidir.
Çocukluğundan beri yazına sevgisi devam eden yazarın şiir, öykü-şiir, masal ve incelemeleri; Lacivert, Nikbinlik, Ünlem Sanat, Patika, Yaşayan Yarın, Andız, Dil İm, Sanat Cephesi, Mor Taka, Deliler Teknesi dergilerinde yayımlanmıştır; Mayıs 2004’te yayınlanmış “Adı Sevgi Olmalı” isimli bir şiir kitabı ve Mayıs 2006’da yayınlanmış “Barış Ağacı” isimli bir masal kitabı bulunmaktadır.
Lacivert Dergisi, ODTÜ Edebiyat Topluluğu, ODTÜ Türkçe Topluluğu’nun edebiyat çalışmalarına katılmakta olan yazar, ODTÜ Türkçe Topluluğu’nun Dil Derneği desteği ile çıkarmakta olduğu Dil İm Dergisi’nin genel yayın yönetmenliği görevinde bulunmuştur.
Eserleri
'Adı Sevgi Olmalı', Mayıs 2004, şiir
'Barış Ağacı', Mayıs 2006, Lacivert Çocuk yayınları, masal
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!