o durul beldede kırçıl ve çakıl gibi benizleri nisâyı andıran duru yüzlü bir kardelenin soygun teninde pamuksu bir özlem ve ipek bir acının çığlığı minvâlini yitirmiş façalı bir bulutun gözcül çisili gibi o cemrenin en yalın hâliyle atlas halısı gibi serilmeliyiz şimdi yer yanağına sevgilim...
ve
şebnem dokundu demeli tenime
mevsimin on yedilik kız zarifliğindeki o gamzeli nisâ(n)
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim



