Yorgunluğumuzda dinlenebileceğimiz göz yaşlarımızı paylaşacağımız,
Sahte olsa çaresiz kalırda araya insan Bende öyle idim bir zamanlar;
giden sevgilerin arkasında ağladım, yas tuttum,bağırdım, ve bir gün yorulduğumu hissettim.
giden yolculardan bir ışık bile yoktu!
Şimdi soruyorum kendime! Kim kimler hak etti beni sevgimi! Kimler üzmedi ki beni?
Sevmek, sevilmek tarifi olmayan bir duygu,ve soruyorum herkes artık!
Ben mi yoksa, yoksa sizler mi?
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




şiiri tam okumadım ama güzel olmuş tam okuyunca yorum yaparım kusura bakmayın artık..elinize kolunuza sağlık..
Evet sevgi emek ister... Nedir sorusuna ise somut bir tarif koymak imkansızdır. Herkes farklı bir tanım koyar, nasıl yaşadıysa... Ama şiirinizin son bölümündeki tarif bir gerçektir. Seven insan asla beddua edemez dediğiniz gibi.. Karşılıksızdır... Sevilmeyi beklersiniz ama sevilmezseniz de seversiniz... Umutsuz da olsa yaşar sizinle... Asla tekrarı yoktur.. Bir defa sevilir... Onunla ölünür.. Öncesi varsa eğer, sevdiğinizi sandığınız ama asla aşk olmayandır... Evveli olsa olsa gerçek sevgiliye bir hazırlık denebilir belki... Ama aşk kapıyı bir defa çalar... Bir daha olmaz... Tabii bu benim tarifim... Böyledir diyemem asla... Dedimya herkes kendine göre tanımlar, nasıl yaşadıysa...
Denemeyi andıran şiiriniz ise duyguları oldukça zerketmiş mısralara... Yoğun yaşandığı belli hisler sorgusuzca dökmüş kendini..
Tebrikler, yüreğiniz ve kaleminiz daim olsun... Sevgi ve saygılarımla...
Farklı bir karışım,Duygu ve düşünceler harika,Sevğinin değişik tariflerini gönlünüzden okuduk,Aslında şiir üzerinde biraz çalışma yapılsa daha akıcı ,daha sürükleyici bir şiir olacak.Şu an itibariyle nesirle şiir arası gidip gidip gelmiş.Tebrik ediyorum.Sevgi ve selamlarımla.
Tebrik ederim... Çaresizlik, isyan olsa da sonunda isyanın çare olmayacağı anlaşılmış ve çözüm de bulunmuş. İşte karanlıkta yön bulmak böyle bir şey. Bir de sitem olmasa...
Sevgi; Karşılık beklemeden sevmek, sevdiğim kader yazgımda olmasa da ona emek vermek,
Sevdiğim beni terk ettiğinde arkasından her şeye rağmen onu iyi hatırlamak, lanet okumamak,
Yolun açık, bahtın aydınlık, olsun hoşça kal sevdiğim demek!
Yanımda yokken de onun hayaliyle yetinebilmek,
Terk edip sevgimi hak etmemesine rağmen, arkasında beddua edenlerden olamadım ki ben,
Akıttığı onca göz yaşlarıma yaşattıkları acılara rağmen kötü söz edemedim,
Onu daima içimde saklayıp yinede mutluluğu için dua edenlerdenim tükenmiş olsam da,
Varsın kalsın tozlu sandıklarda Ne bedduam nede sevgisi olsun varsın bahtı açık olsun,
Varsın uğurlar olsun ben böyle de seni senden habersizde yaşarım…
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta