Duydun mu ...
Nehirlerde bağıran çığlığımı,,
Sesizlikle gömülen kılıfsız mezarımı.
Fırat’la kuşatılmış olan derin hayranlığımı...
Duydun mu ...
Kızıl ötesi bir gezegende: seni çağırdığım da
Gel sevgili dediğim de, bırakıp kaçtığın da
Unutmadım o günü, dün gibi hatırım da
Hangi söz affetirir seni seven bu canıma
Duydun mu ! ...
Ne kadar çok sevsem de,bedualı sözler dilimde
Kıyamam diyemeyeceğim,sözler şimdi elim de
Asır geçti üstünden, bir rüzgarın eteğin de
Yelken açtım sonsuz yıldızların, karanlığındaki derinliğe...
Duydun mu ...
Karanlığım altında ezilen perçelerin
Kurtar dediğinde yılar sonra ki halin
Affet dediğişin de o mahsumane gözlerin
Artık çok geç diyordu beynim ve suretim
YİNEDE !
Ortaya serildi hiçbir şey olmamış gibi yüreğim
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta