Üç torba çimento şehir'den alındı
Evinin önünde kumla güzelce karıldı
Mezarının etrafı dört duvarla sarıldı
Bıraktıĝ ın boşluĝ un doldurulamıyor duy Baba
Oĝ ulların baş ucuna mermer taşını dikti
Torunların Ahmet ile Sevde nergizler ekti
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



