Ey bana akmayan çağlayan,
hasretinle kavrulmuş coğrafyanım.
övünürken kendimle isyan sebebim,
yanlış yöne uçan özgürlüğüm...
denizindir bu yürek kendi isyanında boğulan
kayalıklardan uçacak kanatların mı kırık,
yoksa yüreğin mi ezik
coşup çağlıyor da akmıyor bana sevdan...
bu koca bozkırın bütün harareti
şimdi parmak uçlarımda birikmiş
bir volkan sessizliği...
zihnim çorak, bu günlerde dalgınım
ay tutulmuş, güneş çekilmiş damarlarımdan,
ben zaten en derinde, en dipteyim...
uzaktaki,
sevgili,
gel kurban etme
beni hasretine
sustukça büyüttüm seni içimde...
ey erişilmezim,
yalnızlığın ortasında
ah, dilim lal zaten anlatamam seni sana
duy, kurban etme beni kendi yankıma
coşup çağlamayaksan sevdama...
ben toprak, sen su; estikçe rüzgar, büyüsün bahçemiz
sen ek biç çiçek bahçeni cennete çevir; kalbim senin vatanın; duyumsa...
dökül yangın avuçlarıma
çiçekteki renktir b a h a r; gülüşünle gelen, sönmeyen ateşimdir a ş k ı n...
gel, beni bana bırakma
kırar kirletirim
kavururum belki
ateşli
bi o kadar kemikli ellerimle
yanıp küllenmek de
iş değil
ateşini kor edemedikçe...
şimdi duy bu sessiz volkanı
duy bu çorak isyanımı
ya ak denizime, dindir susuzluğumu
ya da bırak...
kendi yangınında kül olsun bu coğrafya.
ey bana akmayan çağlayan;
ya denizimde boğul,
ya da bu kuraklığın isyanında savrul.
Kayıt Tarihi : 12.11.2016 16:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!