Sen git! demedin belki ama
Duvarlar dedi
Hem öyle tehditvari geldiler ki üstüme
Kaçtım!
Sen duymadın
Gitmemi bekleyen acık kapının ardından
Gel diye fısıldayan sesi!
Tek suçlusu ben değilim gidişimin
Yıkamadığın duvarların
Ve gitmemi bekleyen acık kapıların var ortada
Sen suçsuzusun susuşlarımızın
Sütten cıkmış ak kaşığısın gidişlerimizin
Git diye haykırmadın belki
Ama!
Kal diye de fısıldadığını duymadım hiç
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta