eski el örgüsü bi kazak,olta ipiyle bağlanmıs bir pantolon,güneş yanığı kasketim ve parmaklarımın arasında birinci cigaram.masanın üstünde krıstal cam bardak içi ekşi şarap dolu ve taş plağın cızırtısı kulaklarımı tırmalıyor.gönlümün kerpiç duvarın tam ortasında resmin,nemden kabarmış ve artık odanın neresinden bakarsam bakayım bana bakmıyor...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta