Bir duvar içinde kaybolmuşum, bedenimin üzerine dökülmüş betonlardan sesim duyulmuyor kimse yok mu diye bağırıyorum
kulaklarımda çınlayan yalnızlığın paslı çivileriyle,
adımı unutan sokaklar üstüme kapanıyor bir bir,
göğsümde büyüyen karanlık, bir moloz yığını gibi nefesimi eziyor;
ben hayata değil, hayat bana sırtını dönmüş sanki,
ellerim göğe uzanıyor ama gök de yıkılmış,
dizlerimin titremesinden bir dua düşüyor yere,
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta