ben sana doludizgin koşan atların köpürttüğü ırmak
yolların kıvrılarak ulaştığı zirvelerde bir söz verdim
adını kazıdım belleğime, adın bir aşkın “a”sından uzak
adın beyoğlu tepesinden yırtılarak kızıl dağa ulaşan ulak
ben sana kara gözlü kuşların kanat çırptığı çığlığı verdim
yarısı yanmış mektubun ince boynundan tuzak
anlatırdım belki, kolların sarardı coğrafyayı
Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Devamını Oku
belini sarmayalı,
gözünün içinde durmayalı,
aklının aydınlığına sorular sormayalı,
dokunmayalı sıcaklığına karnının.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta