ben sana doludizgin koşan atların köpürttüğü ırmak
yolların kıvrılarak ulaştığı zirvelerde bir söz verdim
adını kazıdım belleğime, adın bir aşkın “a”sından uzak
adın beyoğlu tepesinden yırtılarak kızıl dağa ulaşan ulak
ben sana kara gözlü kuşların kanat çırptığı çığlığı verdim
yarısı yanmış mektubun ince boynundan tuzak
anlatırdım belki, kolların sarardı coğrafyayı
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta