Anadolu’nun bir köy evinde,
Küçük bir bahçe.
Bahçede tipik bir fırın,
Fırınla sırt sırta vermiş büyük bir ağaç,
Dut ağacı.
Birkaç metre ilerisi kuyu,
Kuyunun başında erik ağacı,
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Güzel bir dut ağacı.Benim sayfamda da başka bir versiyonu var bu dut ağacının.Okursanız sevinirim.Tebrikler ve de saygılar.Halil Şakir Taşçıoğlu
Sizi yürekten tebrik ediyorum bir ağaca şiir yazdığınız için.
Benim de ağaçlarım vardı küçükken. Ve
kaybolmasınlar diye ben de onlara hikayeler yazdım..
Sevindim şirinizi okuyunca ve sevdim dut ağacını..
Tebrikler, o özel sevgi içinizden hiç eksik olmasın..
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta