İstanbul'dayım, Salacak'ta.
Cılız bir dut ağacına yaslamışım sırtımı,
Altımda kuru toprak üzerimde masmavi sema,
Karşımda nar gibi kızarmıış güneş.
Başımın üstünden kara bulutlar geçiyor küme küme,
Önümde insanlar öbek öbek.
'Hava bedava, güneş bedava, deniz bedava' diye
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




İstanbulda dut ağacı Salacak ve Galata Kulesi haricinde de güzelllikler var eğer şiirlerinizde diğerlerine de imkan tanırsanız daha da renklenir zenginleşir diye düşünüyorum ...şiiriniz güzel olmuş tebrik eder saygılar sunarım....Mehmet Karlı
yureginize saglik, dost
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta