Düşünüyorum da... Ne zamandır sana aşkımı, yıldızların geceyi süslediği gibi süslü cümlelerle anlatmadım. Yoksa sustuğumu mu sandın? Hayır... Sessizliğim, sevgimin eksikliğinden değil; aşkımın kelimeleri aşacak kadar büyük oluşundandır.
Öyle aşığım ki sana; kalbim aklıma başkaldırıyor. Aklım seni unutmayı öğütlerken, kalbim her atışında adını sonsuzluğa yazıyor. Dudaklarıma ulaşmak isteyen her kelime, gözlerinin ışığında diz çöküyor; hiçbir cümle seni anlatmaya cesaret edemiyor.
Ey gönlümün sultanı... Eğer zaman beni senden ayırmaya kalkarsa, bil ki zamanın kendisi eskir, fakat sana olan sevgim eskimez. Eğer kader yollarımıza dikenler serperse, ben o dikenleri gül bilip yine sana yürürüm. Çünkü sen, yalnızca sevdiğim kadın değil; ruhumun eksik kalan yarısı, dualarımın cevabı, gecelerimin yıldızı, sabahlarımın güneşisin.
Bir gün sesim susarsa, rüzgâr sana aşkımı fısıldasın. Gözlerim kapanırsa, gökyüzündeki her yıldız sana beni anlatsın. Ve eğer bu dünyadan göçüp gidersem, bil ki ardımda bıraktığım son nefes bile adını fısıldayacaktır.
Çünkü bazı aşklar bir ömre sığmaz... Bazı sevgiler zamana boyun eğmez. Benim sana olan aşkım da işte böyledir: Ne zamanla eksilir ne de ölümle son bulur. Sonsuza dek senin adınla atan bir kalp olarak yaşayacaktır.
Gecesi sisli olurmuş
Yarının güzelliğini
Örüyor gözyaşların senin...
Soğumuş bir gecenin




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta